Hoşgeldiniz
Eski Yunan’ın ilk günlerinde taraflar yargıcın
önüne gitmek zorundaydılar. Solon Yasası da bunu
zorunlu kılıyordu. Daha sonra yazılı savunmalar
başlamıştır. Söylenecek sözler, ücret karşılığı
yargıcın karşısına okunuyordu.
Herhalde ilk avukatlık böyle başlıyor. Demosten gibi
ünlü avukatlar bu dönemde çıkıyor. İlk baro Atina’da
kuruluyor. Dracon, Solon baroya katı kuralar
getiriyorlar. Atina hukukuna göre ancak özgür
kişiler avukatlık
yapabiliyor, esirlerin hakkı yoktur. O dönemde
kadınlar da utangaç olduklarından avukatlık
yapmıyorlar. Mahkeme kutsal sayıldığından önceden
yıkanıyor, temizleniyor. Roma döneminde ise kutsak
kuralları yalnız din
adamları ve patrisyenler savunabiliyor. Plepleri
ancak din adamları ve patrisyenler savunabilir.
Aradan zaman geçip, plepler savunucularını özgür
olarak seçmeye başlayınca Roma’da avukatlık
başlıyor. Meslek doğuyor,
araya ücret de giriyor. Avukatlar evlerinin önüne
koydukları palmiyeden tanınıyorlar. Nasıl adliyeler
civarında dilekçe yazanlar şemsiye açmaktaysa
ülkemizde, ona benzer. Avukatlık Roma’da görkemli
bir uğraştı. Çiçeron
konsülken, Sezar’da Roma barosuna kayıtlı avukattı.
Roma’dan sonra avukatlık türlü değişim ve gelişim
göstermiştir. Rönesans’ta avukatlara, “yumuşak,
sakin, Tanrıdan korkan, gerçeği ve adaleti seven”
deniyor.
Avukatlar kent değiştirdiklerinde de “adaletin
gezginci şövalyeleri” oluyorlar.